2 Temmuz 2014 Çarşamba

Sıcaklık Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Farklı balıklar için neden farklı sıcaklıkların önerildiğini hiç merak ettiniz mi? Matt Clarke, sıcaklıkla ve sıcaklığın balıklarınızı nasıl etkilediğiyle ilgili bazı teknik sorulara cevap veriyor.

Balıklar soğukkanlı mıdır?

Bir nevi... Balıklar poikilotermik canlılardır, dolayısıyla su sıcaklığı değiştiğinde vücut sıcaklıkları da değişiklik gösterir. Bazı kedi balıkları da dâhil olmak üzere az sayıda balık kendi vücut sıcaklıklarını değiştirebilir; orkinos ve bazı köpek balığı türleri, vücut sıcaklıklarını ortamdaki su sıcaklığının birkaç santigrat derece üzerine çıkarabilir.

Su sıcaklığı hangi yollarla balığa etki eder?

Sıcaklık, birtakım fizyolojik süreçler hâlinde etkisini gösterir. Örneğin, havuz balıkları kış ayları boyunca daha az aktif konumda olur çünkü düşük sıcaklıklarda metabolik hızları düşer.

Su yüksek sıcaklıklarda daha az çözünmüş oksijen içerir. Balıklar yüksek sıcaklıklarda daha fazla oksijene gereksinim duyduklarından, bu durum solunum güçlüklerine veya oksijen yetersizliğine yol açar.

Hızlı sıcaklık değişimleri balığın vücut fonksiyonlarını etkiler ve zararlı olabilir; özellikle serin ve bol oksijenli nehirlerde yaşayan türler gibi belli özel sıcaklıklara uyumlu balıklar daha yüksek risk altındadır.

Balıklar sıcaklıktaki dalgalanmalara karşı nasıl bir hassasiyet gösterir?

Balıklar, sıcaklıktaki değişimleri tespit edebilir; hatta bazıları 0,03°C’ye kadar olan küçük değişimleri bile fark edebilir. Bazı balıklar çabucak Beyaz Benek Hastalığına veya diğer stres kaynaklı hastalıklara yakalansa da bazıları aşama aşama olduğu sürece değişimlere uyumluluk gösterebilmektedir.

Denizler ve büyük göller gibi geniş ve istikrarlı ekosistemlerde yaşayan ya da serin (veya çok sıcak) sulara uyumlu balıklar genellikle dalgalanmalara karşı daha az tolerans gösterir.
Farklı su sıcaklıklarında yaşamak için evrilmiş balıkların her birinin farklı bir uyumluluğu söz konusudur. Dayanılabilir en yüksek sıcaklığa, Ölümcül Üst Başlangıç Sıcaklığı (ÖÜBS) [Upper Incipient Lethal Temperature (UILT)] ve en düşük sıcaklığa ise Ölümcül Alt Başlangıç Sıcaklığı (ÖABS) [Lower Incipient Lethal Temperature (LILT)] adı verilir. Bununla birlikte bazı balıklar öritermaldir ve geniş sıcaklık aralıklarına uyumluluk gösterebilirler.

Örneğin yaygın Japon balığı, uygun şekilde alıştırıldığı sürece 1 - 40°C sıcaklık aralığında yaşayabilir. Diğer türler ise stenotermaldir ve daha dar bir sıcaklık aralığına uyumludurlar.
Yanlış sıcaklıklarda bakılmaları balıkları strese sokacaktır; hastalık kapacaklar veya öleceklerdir. Eğer sıcaklık ÖABS’ye çok yakınsa hipotermia, ÖÜBS’ye çok yakınsa da hipertermia sıkıntısı çekeceklerdir.

Birçok durumda balığın büyüme sürecinde ÖABS ve ÖÜBS değerleri değişiklik gösterir; yavruların ve genç balıkların sıcaklıklara karşı neden çok daha hassas olduklarının nedeni budur.

Aşırı uç sıcaklıklara herhangi bir balık uyumluluk gösterebilir mi?

Az sayıda balığın çok yüksek sıcaklıklara uyumluluk sağlayabildiği bilinmektedir. Ölüm Vadisi’ndeki killifishler 45°C’de ve bazı Tilapiini cichlidler 70°C sıcaklığındaki su kaynaklarında yaşamaktadır. Bu seviyede proteinler değişime uğramaya başladığından, 45°C’nin üzerinde uzun sürelerde hayatta kalabilen çok az balık vardır.

Çok soğuk şartlara uyumluluk gösterebilen balıklar da vardır. Her iki kutup bölgesindeki balıklar, deniz suyu sıcaklığı sıfırın altına düştüğünde donmalarını önleyecek şekilde glikoproteinlere bağlı olarak özel biyolojik antifrizler geliştirmiştir.

İlginç şekilde, güney kutbundaki buz balıklarının ve kuzey kutbundaki morinaların birbirlerinden bağımsız olarak geliştirdikleri antifrizler neredeyse özdeştir.

Balığım yüksek sıcaklığa maruz kalırsa ne yapmalıyım?

Vücut sıcaklıkları arttığında (ve sıcak sular daha az oksijen içerdiğinden) daha fazla oksijene gereksinim duyduklarından, çoğunlukla oksijen açlığı çekerler. Böyle durumlarda havalandırmayı arttırın ve çeşitli yöntemlerle su sıcaklığını düşürmeye çalışın.

“Tropikal” balıkları serin sularda tutabilir miyim?

Bazı Corydoraslar gibi bir kısım tropikal balık, yavaşça alıştırıldıkları müddetçe normalin biraz altındaki sıcaklıklara uyum sağlayabilse de bu süreç stresli olabilir ve uzmanlar tarafından önerilmez.

Dış mekânlarda yatağımız olmadan uyuyarak da muhtemelen hayatta kalabiliriz ama bu çok rahatsız bir deneyim olacaktır ve kısa sürede hastalığa yakalanmamız kuvvetle muhtemeldir. Dolayısıyla balıklarımız için de doğadaki şartlarının altında bir bakım uygulamamamız gerekmektedir.

Su değişimlerini aynı sıcaklıktaki su ile mi yapmalıyım?

Değişim yaptığınız suyun akvaryumdaki su ile yakın sıcaklıklara sahip olduğundan emin olmalısınız. Bununla birlikte değişimi daha soğuk su ile yapmak, eğer üreme kondüsyonuna sahiplerse, birçok balık türü için üremeyi tetikleyecek bir olaydır.

Deniz suyu sıcaklığında çok fazla dalgalanma olmadığından, değişim için kullanılacak suyun sıcaklığının tuzlu su akvaryumundaki suyun sıcaklığıyla aynı olması gerekir.

Yeni satın alınan balıkların alıştırılmaları için ne kadar süre gerekir?

Balıkların yeni bir sıcaklığa (veya farklı su kimyasına) gerçek anlamda alıştırılmaları için esasen uzun bir süre gerekse de araştırmalar göstermektedir ki salınmalarından önce akvaryumcudan alındıkları şekilde, poşet içinde belli bir süre akvaryumda bekletilmeleri, termal strese karşı dayanıklılıklarını arttırmaktadır. Ayrıca uzun mesafeli nakliyatlar için balıkların strafor kutu içerisine konulması, serin havalarda sıcak ve sıcak havalarda serin kalmaları açısından yararlı olmaktadır.


Yazar: Matt Clarke
Çevirmen: Anıl Altın
Kaynak: practicalfishkeeping.co.uk
Çevirmenin notu: Yeni satın alınan balıkların akvaryuma alıştırılmaları süreci ile ilgili olarak daha kapsamlı okumaların yapılmasını öneririm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder